Yazılar
| Aşk |
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
|
|
Necip Fazıl Kısakürek |
| Aşk Hikayesi |
Başimdan bir kova sevda döküldü
Islanmadim, üşümedim, yandim oy!
Iplik iplik damarlarim söküldü
Kurşun yemiş güvercine döndüm oy!
Yagmur yorgan oldu, döşek kar bana
Anladim ki kendi gönlüm dar bana
Alev dolu bardaklari yâr bana
Sunuverdi içtim içtim kandim oy!
Sevgi ektim, naz biçmeye çaliştim
Ne zamana, ne kendime aliştim
Kirk senede yedi hasret bölüştüm
Yedi dünya bana düştü sandim oy!
Gönül şahinimi yordum gerçege
Sonsuzda yüzümü sürdüm gerçege
Teselliden kanat kirdim gerçege
Tecellinin sinesine kondum oy! |
|
Abdurrahim Karakoç |
26 Aralık 2008
18:35 |
aster |
0 fav |
0 yorum
| Etiketler:
aşk
,
özdemir asaf Aşk
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
Özdemir Asaf
26 Aralık 2008
18:34 |
aster |
0 fav |
0 yorum
| Etiketler:
aşk Aşkınla
Aşkınla senin bunca gönül etmede nale...
Uğrunda akan gözyaşımız oldu şelale.
Onmaz kara sevdamızı kan söndürecektir...
O füsunkar ve güzel gözleri her kalbi deşen
Öyle bir nazlı kızın aşkına düştüm ben ki...
Ey bir eşi bulunmaz fedakar,mert arkadaş!
Kıskandırdın bizi sen,bak ölümün ne kadar şanlı!
Arkadaşımızın mert ve şan dolu göğsünde
Şehitliğin nişanı kızıl bir gül açıldı....
Hüseyin Nihal Atsız
26 Aralık 2008
18:34 |
aster |
0 fav |
0 yorum
| Etiketler:
ahmet telli
,
ankara Ankara
I
Kumrular sokağı hüzzamdı bir zaman
Kale'ye rast vaktinde çıkılırdı
Gariptir, Sezenlerdeki hanende
Çekip gitti Sarguttan bir ay önce
II
Posta caddesi, Taşhan, Karpiç ve diğerleri
Ama artık meyhaneler kalmadı Ankara'da
Belki bundandı Cemal Süreya'nın Kızılay'da
Huzursuz bir zürafa gibi dolaşması
Ahmet Telli
Ben Seninle Ağlamak İstiyorum
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle arkandan yana yakıla değil
Hüzünle, kahırla değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle sensizliğe yanıp sabahlara kadar değil
Ben seninle ağlamak istiyorum
Omzunda ki değmeli yanaklarımdan
Birkaç tuzlu damla omuzlarına
Tadını hiç bilmediğim dudaklarını öperken
Ağlamak istiyorum ki hiç bilmediğim tadı
Değsin gözyaşlarımın, dudaklarına
Ve bir an gözlerini aç ki ben kaybolayım
Doğada olmayan mavilikteki gözlerinde
Ben seninle ağlamak istiyorum
Öyle bir ağla ki benle okyanusunda kaybolayım
Öyle sensizliğe, hayata değil
Benimle olduğun için
Bir gece sabaha kadar
Seninle ağlamak istiyorum
Öyle yanında falan değil
Gözlerinin okyanusuna bakarak
İçinde son kulacımı atana kadar
Ben seninle ağlamak istiyorum
Ama sen ayçiçeği gibisin
Gündüz güneş açınca oh..
Hep yanımdasın gündüzleri
Ama boynum bükülür her gece
Söz verdiğin saatte gidersin çünkü.
Ceyhun Yılmaz
26 Aralık 2008
18:33 |
aster |
0 fav |
0 yorum
| Etiketler:
aşk Aşk
Aşk dediğin nedir ki
Tenden bedenden sıyrık
Çocukların içinde
Yaşadığı bir çığlık
Aşk dediğin nedir ki
Histen nefesten varlık
Umutsuzluk içinde
Karanlığa son ıslık
Ahmet Hamdi Tanpınar
Adını Bilmeden Sevdim
Ben, seni; adını bilmeden sevdim. Ve, �var�lığınla gülüşünü...
Ben seni, yaşını bilmeden, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ve, �yar�lığa süzülüşünü.
Ben seni, sesini duymadan sevdim...
Ve duymadan nefesini.
Ben seni adını bilmeden sevdim...
Ama; sevdim!..
Üşüyüşünü sevdim...
Üşüyüşünü sevdim onüçüncü ayın ilk günü;
�Gel, ısıt� deyişini!..
Bekleyişini sevdim beşinci mevsimin gün bitimlerinde, bilerek gelmeyeceğimi...
Akşam alacalarının gönlüne yürüyüşünü sevdim...
Ve, kıpırtısız, karanlığa gömülüşünü sevdim.
Bir de;
�Gel, ışıt� deyişini!..
Ben seni, adını bilmeden sevdim.
İhtiyacım... Cevabım...
İsimler koydum sana; bahar yelim, çiçek tarlam... Gökkuşağım, ışığım... Kuşkanadım, pembe rüyam, çiy tanem...
Seni, adını bilmeden sevince öğrendim; seni sevmek için gerekmiyordu ismini bilmem...
...Sevdim işte!
Ben, seni; yaşını bilmeden sevdim... Yani bilmeden sevdim deden yaşında mıyım, torununla akran mı!
Ben seni, gözünü-kaşını bilmeden sevdim.
Ben seni, sesini duymadan sevdim.
Ve hatta öğrenmeye korkarken, bilmeye kıyamazken seni...
...seni sevdim.
Seni sevdim.
İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...
Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
...Koklayamadım!
Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...
Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde?
Ve ben sana hâlâ seni sevdiğimi söyleyemedim!..
Ama ben seni; adını bilmeden, yaşını bilmeden... Yüzünü bilmeden, sesini bilmeden...
...seni bilmeden sevdim.
Seni, �bilmeden� sevdim!
Senin olmadığın ve benim olmadığım bir sokaktaki köşebaşında çarpıştı duygularımız!
Döküldü içindekiler ve döküldü içimdekiler...
Sen yoktun orda ve ben de yoktum;
Ama sevda vardı!
Ve, ben; seni adını bilmeden sevdim
Muammer Erkul
26 Aralık 2008
18:32 |
aster |
0 fav |
0 yorum
| Etiketler:
canım Canım
Canım can cekişiyor, can´ım yine candasın
Her ne tarafa dönsem, tutulduğum yandasın
Bir sarhoş hasretliğe tutsak edildi gönül
Ruhumda yüreğimde, damarımda kandasın
Ben ki zamana karşı bir savaş vermekteyim
Bütün hüsranları hep kendimde görmekteyim
Her gece gözlerime ben seni sürmekteyim
Sen kendime döndüğüm, o doğduğum andasın
Şairler ilham alır anlatsam ahvalimi
Hekim koyar teşhisi, anlamadan halimi
Bir onulmaz boşluğa uzatırım elimi
Sen bana hem uzakta hem de en yakındasın..
Şahika [Rüzgargülü]
26 Aralık 2008
18:32 |
aster |
0 fav |
0 yorum
| Etiketler:
ceyhun yılmaz
,
yağmur Yağmur
Yağmur yağmur...
Kirpiklerimde ve hatta göz bebeklerimde
Islatabilirler istedikleri kadar
Bu yağmurlar beni
Sensiz ıslanmaz yüreğim...
Ceyhun Yılmaz